Skip to main content

Çözümler & Hizmetler

Çözümler & Hizmetler

Mühendislik ve Tasarım

Otomasyon ve haberleşme sistem tasarımı, AG/OG (Alçak/Orta Gerilim) elektrik sistem tasarımları, enstrümantasyon mühendisliği, pano tasarımı, saha projelendirmesi ve mekanik mühendislik çalışmaları
Projenin temelini oluşturan bu aşamada, tüm disiplinlerin entegre çalıştığı kapsamlı bir tasarım süreci yürütülür. Müşteri ihtiyaçlarına uygun, uluslararası standartlarda ve optimum maliyetli çözümler üretilerek projenin güvenli ve verimli bir şekilde hayata geçirilmesi hedeflenir.

Elektrik ve Elektrifikasyon Sistemleri

AG/OG şalt çözümleri, transformatör temini ve montajı, trafo merkezi kurulumu, AC/DC güç dağıtım sistemleri, AG/OG motor kontrol sistemleri, OG/AG kablo temini, topraklama ve yıldırımdan korunma sistemlerinin kurulumu.
Tesislerin enerji altyapısını oluşturan bu sistemler, kesintisiz ve güvenli enerji iletimi sağlar. Enerji verimliliğini artıran ve enerji kaynaklarıyla entegre çalışabilen modern elektrifikasyon çözümleriyle işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunulur.

Endüstriyel Otomasyon ve Kontrol

Proses otomasyonu, fabrika otomasyonu, güç ve enerji otomasyonu ile PLC, DCS, RTU ve SCADA sistemleri tasarım, kurulum ve entegrasyonları
Üretim süreçlerinin verimliliğini, hızını ve güvenliğini maksimize eden ileri düzey otomasyon çözümleri sunulmaktadır. Farklı sistemlerin birbiriyle uyumlu çalışmasını sağlayan entegrasyon hizmetleri sayesinde insan hatası en aza indirilir ve operasyonel süreklilik sağlanır.

Enstrümantasyon ve Emniyet Sistemleri

Proses enstrümantasyonu tedariki ve montajı, emniyet enstrümanlı sistemler (SIL 2 / SIL 3), acil durdurma sistemleri (ESD), yangın/gaz algılama ve söndürme sistemleri ile patlamaya dayanıklı (ATEX/IECEx Ex-proof) saha çözümleri
Kritik proseslerin hassas bir şekilde ölçülmesi ve kontrol edilmesi sağlanırken, olası tehlikelere karşı en üst düzeyde güvenlik önlemleri alınır. Zorlu ve tehlikeli saha koşullarına uygun, uluslararası güvenlik standartlarını (SIL, ATEX) karşılayan donanımlarla tesis güvenliği garanti altına alınır.

Sahada Kurulum

Prefabrik TM kurulumu, transformatör montajı, OG/AG pano montajı, kablo taşıma sistemleri, kablolama, topraklama, yıldırımdan korunma, aydınlatma tesisatları, enstrümantasyon kurulumları, tehlikeli ve tehlikesiz saha kurulumları.
Mühendislik ve tasarım aşamasında planlanan tüm sistemlerin, sahada uzman ekipler tarafından uluslararası kalite ve güvenlik standartlarına uygun olarak montajı gerçekleştirilir. Zorlu saha şartlarında bile yüksek kalitede işçilik ve malzeme kullanımı ile sistemlerin uzun ömürlü olması sağlanır.

Dijitalleşme ve Akıllı Altyapılar

IIoT entegre otomasyon çözümleri, siber güvenlik çözümleri
Endüstri 4.0 prensiplerine uygun olarak tesislerin dijital dönüşümünü destekleyen çalışmalar sunulmaktadır. Gerçek zamanlı veri izleme, analiz ve siber güvenlik çözümleriyle donatılan akıllı altyapılar, işletmelerin daha verimli, esnek ve geleceğe hazır olmasını sağlar.

Test, Devreye Alma ve Bakım

Temin edilen ve kurulumu yapılan tüm elektrik ve enstrüman sistemleri için standartlara uygun fabrika ve saha testleri, ıslak ve kuru sinyal testleri, tüm sistemlerin çalışır vaziyette teslimi gerçekleştirilir. Devir teslim sürecinden sonra bakım sözleşmeleri ile tesisin sürekliliği sağlanır.
Kurulan sistemlerin tasarım kriterlerine uygun ve sorunsuz çalıştıkları, detaylı saha testleriyle doğrulanır. Sistemler devreye alındıktan sonra yapılacak bakım anlaşmasıyla sunulan periyodik bakım ve hızlı müdahale hizmetleriyle tesisin yaşam döngüsü boyunca maksimum performansla çalışması güvence altına alınır.

Kritik Altyapılar İçin Entegre EPC Çözümleri


İletişim

okumaya devam et

RMS İstasyonlarında PLC mi RTU mu? Karar Verirken Hangi Kriterlere Bakılmalı?

Doğal gaz şebekelerinin en kritik düğüm noktaları olan Basınç Düşürme ve Ölçüm İstasyonlarında (RMS), sistem mimarisinin omurgasını hangi kontrol ünitesinin oluşturacağı her zaman temel bir tartışma konusudur. Gazın güvenli bir şekilde taşınması, basınç düşürme ve doğal gaz ölçümü süreçlerinin kesintisiz ilerlemesi için seçilecek donanım doğrudan projenin kaderini belirler. Sektörde sıkça karşı karşıya gelen PLC (Programlanabilir Mantıksal Denetleyici) ve RTU (Uzak Terminal Ünitesi) teknolojileri, aslında birbirinin alternatifi olmaktan ziyade sahanın ve prosesin yapısına göre farklı avantajlar sunan çözümlerdir. Bu kritik kararı verirken, tesisin operasyonel dinamiklerini ve teknik ihtiyaçlarını doğru analiz etmek gerekir.

Basınç Düşürme ve Ölçüm Süreçlerinde Görünmeyen Operasyonel Riskler

Bir RMS istasyonunda doğru kontrolör mimarisini seçmeden önce, prosesin barındırdığı görünmeyen operasyonel riskleri doğru tanımlamak hayati önem taşır. RMS otomasyonu süreçlerinde en büyük risk, veri izleme zincirinde yaşanabilecek anlık kopukluklar ve sahadaki çevresel zorluklardır. İstasyonların genellikle zorlu saha koşullarında, geniş coğrafi alanlara yayılmış veya merkezden uzak noktalarda konumlanması, enerji sürekliliği ve haberleşme altyapısı üzerinde ciddi bir baskı yaratır.

Böyle bir yapıda, masadaki teorik planlamalar ile sahadaki pratik gerçekler arasındaki farkı görememek büyük bir risk doğurur. Eğer uzak bir istasyonda ana haberleşme hattı koptuğunda veriyi kendi hafızasında zaman etiketiyle saklayabilecek (Time-stamping) bir altyapı yoksa veya kontrolörün güç tüketimi yüksek olduğu için kesinti anında akü ömrü yetersiz kalıyorsa, o proses kontrolden çıkabilir. Ölçülemeyen ve veri kaybı yaşanan bir sistemde reaktif kalmak, telafisi zor finansal ve operasyonel kayıplara yol açar. Bu nedenle karar aşamasında ilk adım, istasyonun tam olarak hangi risk kuşağında yer aldığını belirlemektir.

Kontrolör Seçiminde Belirleyici Kriterler

PLC ve RTU arasındaki seçim, tamamen tesisin konumlandırıldığı çevreye ve veri aktarım önceliklerine göre şekillenir. PLC sistemleri, yüksek işlemci hızları, gelişmiş proses kontrol yetenekleri ve yoğun girdi/çıktı (I/O) kapasiteleriyle genellikle tesis içi uygulamalarda öne çıkar. Eğer RMS istasyonunuz büyük ölçekliyse, çok sayıda karmaşık regülasyon ve vana kontrol mantığı barındırıyorsa, yerel ağ üzerinden kesintisiz besleniyorsa PLC mimarisi güçlü bir çözüm sunar.

Diğer taraftan RTU, uzak ve zorlu saha koşulları için özel olarak tasarlanmıştır. Düşük güç tüketimi sayesinde geniş bir sıcaklık yelpazesinde ve endüstriyel akü sistemleriyle uzun süre çalışabilir. RTU’ların en büyük gücü, hücresel ağlar (GSM/GPRS) veya radyo modemler gibi kararsız haberleşme hatları üzerinden bile veriyi ana merkeze güvenli ve sıkıştırılmış protokollerle (DNP3, IEC 60870-5-104 gibi) aktarabilmesidir. Haberleşme koptuğunda veriyi yerelde depolayıp hat geri geldiğinde merkeze eksiksiz iletme kabiliyeti, RTU’yu uzak istasyonlar için vazgeçilmez kılar. Kısacası, yerel döngüde yüksek hız ve yoğun kontrol gerekiyorsa PLC; uzak mesafeden veri güvenliği, düşük güç ve zorlu ortam dayanımı ön plandaysa RTU tercih edilmelidir.

Mühendislik Doğrulaması ve Doğru Çözüm Ortaklığı

RMS istasyonlarında otomasyon ve kontrolör mimarisini hayata geçirmek, sadece donanım satın alıp kutudan çıkarmakla biten kısa vadeli bir iş değildir. Bu projeler, 1 ila 1,5 yıla kadar yayılabilen, her adımı büyük bir disiplinle takip edilmesi gereken uzun soluklu bir yolculuktur. Projenin geleceğini belirleyen ilk 5-6 aylık kritik dönemde, teknik dokümanların doğrulanması ve proses ihtiyaçlarının yerinde analiz edilmesi gerekir. Marka bağımlı kalmadan, tesisin ve prosesin tam olarak neye ihtiyacı varsa ona uygun esnek, hibrit çözümler geliştirmek mühendisliğin temelidir.

Enerji sektöründe kamu kurumları ve büyük altyapı operatörleri gibi son kullanıcılar için sistemin sadece bugün çalışması yetmez; yarın da aynı güvenle ayakta kalması gerekir. İşte bu noktada GEST; gaz, elektrik, sıvı ve akışkan teknolojilerindeki köklü saha tecrübesiyle devreye girer. 10 yılı aşkın süredir devam eden ABB Ability™ Value Provider partnerliğinin getirdiği küresel know-how’ı şahıslardan bağımsız organize olan uzman ekipleriyle birleştiren GEST, sadece bir donanım tedarikçisi gibi davranmaz. 

Konsept tasarımdan doğru saha keşfine, projelendirmeden periyodik bakım süreçlerine kadar projenin uçtan uca paydaşı ve uzun vadeli çözüm ortağı olarak, RMS istasyonlarınızda en doğru kontrolör mimarisinin kurulmasını sağlar ve ardında her zaman başarıyla tamamlanmış işler bırakır.

Doğal Gaz RMS İstasyonlarında Otomasyon Neden Bir Tercih Değil, İşletme Gerekliliğidir?

Doğal gazın kaynaktan son kullanıcıya ulaşma yolculuğunda en kritik kontrol noktaları olan Basınç Düşürme ve Ölçüm İstasyonları (RMS), hat güvenliği açısından hata kabul etmeyen dinamiklere sahiptir. Sürekli değişen debi, basınç ve sıcaklık parametrelerinin anlık olarak izlenmesi, bu tesislerin kesintisiz çalışması için hayati önem taşır.

Gaz, elektrik, sıvı ve akışkan teknolojilerini kapsayan geniş enerji odağıyla bakıldığında, RMS istasyonlarında doğru bir otomasyon altyapısı kurmak lüks bir yatırım değil, sürdürülebilir işletme yapısının en temel gerekliliğidir. Çünkü otomasyonun temel kuralı nettir; ölçülemeyen hiçbir proses tam anlamıyla kontrol altında tutulamaz.

Güvenli ve Kesintisiz Akış İçin Doğal Gaz Otomasyonu

Doğal gaz otomasyonu, insan hatasını minimize ederek tüm sistemin milisaniyeler mertebesinde izlenmesi ve denetlenmesi için bir temel oluşturur. Bir RMS istasyonunda basınç regülasyonundan vana konumlarına kadar uzanan süreçlerin endüstriyel otomasyon sistemleriyle yönetilmesi, tesisin operasyonel risklerini proaktif olarak azaltır.

Mühendislik yaklaşımı, RMS istasyonlarındaki bu zorlu proses kontrol süreçlerine derin bir saha tecrübesi yansıtır. Masadaki teorik hesaplar ile sahadaki pratik gerçekler arasındaki farkı çok iyi bilen mühendis kökenli kurucu yapı ve uzman kadro, projenin en başından itibaren düğmeleri doğru ilikleyerek ilerler. 10 yılı aşkın süredir devam eden ABB Ability™ Value Provider partnerliğinin getirdiği küresel know-how sayesinde de gaz ve enerji projelerindeki teknik derinlik doğrudan sahaya taşınır.

RMS İstasyonlarında SCADA Kurulumu Tesis Yönetimini Nasıl Dönüştürür?

İstasyonun operasyonel yönetimini tamamen dönüştüren temel unsur, merkezi izleme kabiliyetidir. RMS istasyonlarında SCADA kurulumu sayesinde istasyonların kritik verileri tek bir merkezde toplanabilir. Bu entegrasyon, operatörlerin saha süreçlerini ve basınç deviasyonlarını takip etmesini, olası bir kriz senaryosunda proses kesintiye uğramadan müdahale edilmesini kolaylaştırır. Kurulan sistem mimarilerinde sadece belirli bir markaya bağımlı kalınmaz; tesisin ve prosesin tam olarak neye ihtiyacı varsa ona uygun esnek, hibrit çözümler geliştirilir. Bu esneklik, son kullanıcıların mevcut altyapılarını bozmadan modern, teknoloji bağımsız ve güvenli bir merkezi izleme yapısına kavuşmalarını sağlar.

Sürdürülebilir Proses Kontrolü Belirleyici Bir Süreçtir

GEST, kendisini projeyi teslim edip çıkan bir taşeron olarak değil, sistemin yıllar boyunca aynı kalitede çalışmasını güvence altına alan bir saha ortağı ve uzun vadeli bir çözüm ortağı olarak konumlandırır. Kamu kurumları ve büyük altyapı operatörleri gibi son kullanıcılar için sistemin bugün çalışıyor olması yetmez; yarın da aynı güvenle ayakta kalması gerekir. İşte bu yüzden, şahıslardan bağımsız organize olan yetkin ekip gücüyle konsept tasarımdan periyodik bakımlara kadar her aşamada sorumluluk alır, ardında sadece başarıyla tamamlanmış projeler bırakır.